alllight etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alllight etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2016 Pazartesi

Çilekli Fıstıklı Yaz Hafif Pastası



Şimdi hazır miss gibi taze taze çilekler çıkmışken sizinle çok güzel çilekli bir pasta tarifi paylaşmak istiyorum. Oldukça hafif, yapımı kolay ama lezzetli bir pasta. Fotoğrafını instagrama eklediğimden beri hem mesaj, hem de yorumla bir sürü soran oldu. Normalde tarifi koymayı düşünmüyordum ama bu kadar soran olunca da paylaşayım dedim. Aslen anneler günü için yapmıştım bunu, hem kendi anneme hem de birkaç sipariş :)

Çilek ve fıstık pek yaygın olmasa da aslında uyumlular oldukça. Aynı şekilde frambuaz da pek uyumlu fıstık ile. Yani frambuaz ya da vişne ile  yapabilirsiniz bu pastayı.




Bu arada normal şartlarda hazır pasta kremalarını kullanmayı sevmesem ve tercih etmesem de bu pastada bir için bi ayrıcalık yapabilirim. İç kreması için Dr. Oetker'in dolgu kremasını kullanabailirsiniz. Kesinlikle çok lezzetli ve hafif oluyor. Ben siparişlerde kendi yaptığım kremaları kullanıyorum ama bu pastanın aynısından anneme de yapmıştım anneler günü için, o zaman o hazır kremadan kullandım ve gerçekten çok beğendim. Bu arada pastanın iç detayı olan fotoğraflarda da o yüzden hazır krema var.

Eğer hazır kremayı kullanmak ister ve dışını da benim gibi kaplayıp süslemek isterseniz tereyağlı kremanın mikatırını




Çilekli Fıstıklı Yaz Hafif Pastası Tarifi

Pandispanya Tarifi

4 yumurta
3/4 bardak toz şeker
1/2 bardak un
1/2 bardak nişasta
1 tutam tuz
1 çay kaşığı vanilya ekstresi

Fırını 175C'ye ayarlayın.

2 adet 16 cm çaplı kalıbın tabanını pişirme kağıdı ile kaplayın. Kenarlarını tereyağ ile yağlayın.Un ve nişastayı bir kaba eleyin. 

Yumurta beyazlarını sarılarından dikkatlice ayırın ve ayrı bir kaba alın.

Yumurta sarılarına vanilya ekstresini ekleyin ve karıştırın. Toz şekerin yarısını ekleyip iyice beyazlaşıp kabarana kadar çırpın.

Yumurta beyazlarını bir tutam tuz ile rengi beyazlayana ve kar gibi olana kadar çırpın. Katılaşınca içine şekerin kalan yarısını kaşık kaşık ekleyerek ve mereng kıvamı alana kadar yüksek devide çırpın. Burda dikkatli olmak lazım, eğer fazla çırparsanız bu sefer çöker.

Yumurta beyazlarına yumurta sarılarını alt üst ederek yedirin. Daha sonra un ve nişasta karışımını yumurtalara 3 kerede ekleyerek ve bir spatula veya kaşıkla alt üst ederek yedirin. Karışım pürüzsüz olduktan sonra karıştırmayı bırakın.

Pandispanyayı kalıba boşaltın ve 175C fırında 30-40 dakika arası kontrollü pişirin.

Fırından alınca, kalıbın kenarlarından keki bir bıçak yardımı ile ayırın. Kalıptan çıkarın ve ılıtın.



Sade Krema Tarifi

2 paket Dr Oetker Dolgu Kreması + 400 ml soğuk süt


40 gr un
200 gr şeker
230 ml süt
225 gr tereyağ
Vanilya
1 fiske tuz
50 gr çekilmiş tuzsuz antep fıstığı

300 gr doğranmış çilek

50 gr çilek püresi (çilekleri rendeleyebilir veya robottta püre haline getirebilirsiniz



Süt, un, şeker, tuz ve vanilyayı orta hararetteki ocakta, puding pişirdiğiniz bir tencerede pişirerek çok koyu kıvamlı bir muhallebi elde edin. Kıvamı çok koyu olacağı için güçlü karıştırmanız gerekebilir dibini tutmasın diye. Ayrı bir kaba alıp, üzerini streç film ile kaplayarak dolaba kaldırın ve soğutun.

Muhallebi tamamen iyice soğuyunca kremayı yapabilirsiniz.

Tereyağı küpler halinde doğrayın ve 1-1.5 dakika kadar çırpın, pürüzsüz ve pofuduk bir kıvama gelince soğutulmuş muhallebiyi ekleyip 1-2 dakika daha çırpın.

Kremanın 3/2'sini dış kaplaması için ayırın ve dolaba kaldırın. Kalanı ile iç kremayı hazırlayacaksınız.

Toz dolgu kremasını bir kaseye alıp üzerine soğuk 400ml sütü dökün. 2 dakika önce yavaş sonra hızlı devirde çırpın. Bu kremaya kalan tereyağlı kremayı yani (üçte birlik kısmını) ekleyip pürüzsüz bir krema elde edene kadar çırpın. 

Fıstıklı krema için yaptığınız kremanın 4 yemek kaşığını ayırın. Ayırdığınız kremaya fıstığı ekleyip çırpın.
Çilekli krema için kalan kremaya çilek püresi ekleyip çırpın.


Pastanın Yapılışı

Soğuyan kekleri enine 2 kata ayırın.

Tabanı pastayı yapacağınız servis tabağına yerleştirip üzerine çilekli kremadan sürüp, doğranmış çilekleri serpiştirin. 1 yemek kaşığı daha kremayı çileklerin üzerine yayın ve 2. kat keki ekleyin. Aynı işlemi tekrarlayıp 3. kat keki yerleştirin ve fıstıklı kremayı yayın Son katı da kapatıp pastanızı kalan krema ile kaplayın.

Not: Ben bu pastayı dekor etmek için sade krema kullandım. Beyaz kremanın bir kısmını renklendirip yıldız uçla irili ufaklı güller yaparak dekore ettim. Daha sonra gerçek birkaç gülü en tepeye yerleştirdim.



 





31 Mayıs 2016 Salı

Evde Hindistancevizi Sütü Nasıl Yapılır?


Hindistancevizinden elde edilen hemen her şey son zamanlarda oldukça popüler çünkü çok sağlıklı olduğu düşünülüyor. Yağı, sütü, kreması, unu hatta şekeri... Kısacası gerçekten etinden de sütünden de yararlanılası bir meyve.

Türkiye'de sadece 1-2 yabancı markanın hindistancevizi sütüne ulaşmak mümkün, o da tabi her yerde yok. Büyük şehirlerdeki büyük ve lüks marketlerde ancak... Fiyatlar da 12 lira civarındaydı 1 litre hindistancevizi sütü için en son gördüğümde. Hindistancevizi yağı desen almış başını gitmiş fiyatlar. 50 lira civarı bir şeydi fiyatı.


Evde hindistancevizi sütü, kreması ve hatta yağını bile yapmak mümkün. Yağı biraz daha uğraşlı ama inanın sütü hem kolay hem de yaptığınıza değecek cinsten. İhtiyacınız olan şey iyi bir rondo, hindistancevizi ve su :)

Hindistancevizi sütünü süt kullandığınız hemen her yerde kullanabilirsiniz. Isıtabilirsiniz. Buzdolabında, kapalı bir şişe veya kap içinde 3-4 gün saklayabilirsiniz.




Lütfen en alttaki notları da okuyun.

Verdiğim tarifi 1 bardak su ile yapınca yoğun ve kremamsı bir süt elde edeceksiniz. Bunu yemeklerde krema yerine kullanmanız mümkün olduğu gibi kahvenize de ekleyebilirsiniz. Soğuduktan sonra çırpıp yine krema şeklinde kullanabilirsiniz. Daha sıvı bir yapı elde etmek isterseniz 5 bardak suyla yapabilirsiniz. Bunu da süt kullandığınız hemen her yerde kullanabilirsiniz. Yani soğuk içeceklerin yapımında, kahvaltılık gevrekle, kahve içinde, kurabiye yanında... Nerde isterseniz.

Evde Hindistancevizi Sütü Nasıl Yapılır?

1 hindistan cevizinin eti ve suyu
1 veya 4 bardak sıcak içme suyu (800ml civarı)

Not: Eğer hindistancevizi sütünde hindistancevizi tadı hafif olsun isterseniz 5 bardak su kullanın, aksi taktirde 5 bardak su duru gelebilir. Yemeklerde kullanmak için yoğun yapıda ve aromada süt yapmak için su miktarını 2-2.5 bardağa düşürün.

Hindistancevizini kırıp, dışındaki sert kabuktan ayırın. Dilerseniz etinin yüzeyindeki ince kabuğu da soyabilirsiniz ama uğraşmaya gerek yok o kadar.

Hindistancevizi etini ufak parçalara kesin ve rondoya yerleştirin. 30-40  saniye kadar rondoda çekip iyice ufalmalarnıarını sağlayın. Daha sonra hindistancevizinin kendi suyunu ve içme suyunun bir bardağını ekleyin ve 5-10 dakika kadar yüksek devirde iyice püre haline gelene kadar  rondoyu çalıştırın. Kalan suyu da ekleyip, 3-4 dakika daha çalıştırın.

Karışımı tülbentten veya ince bir süzgeçten iyice sıkarak geçirin. İşlemin sonunda neredeyse süzgeçte kalan hindistancevizi parçalarının kuru gibi olması gerek. Kısacası iyice sıkın, ezin ve suyunu süzün.

Elde ettiğiniz sütü temiz bir şişeye veya kavanozlara alıp dolaba kaldırın.

Not 1: Ben sütü fazla sık delikleri olmayan ama hindistancevizi parçalarını da geçirmeyecek bir bezle süzdüm. Daha sonra genis bir borcama alıp dolapta soğuttum. Bu sırada üzerinde yarım cm kalınlığında sert bir tabaka oluştu. Bu tabakayı sütten ayırınca ortaya hindistancevizi yağı yada kaymağı gibi bir şey çıktı. Kesinlikle kremadan çok daha sert. Bunu pişirmede değil de saçıma maske yaparak kullandım :) Kalan sütü soğuyunca şişeye doldurup 3-4 gün içinde tükettim. Daha fazla bekletmemek gerek. :)


Not 2: Evyapımı hindistancevizi sütünüz bekleyince 2 katmana ayrılmış gibi görünebilir, yani dibe çökeblir beklemiş ayran gibi. Bu normal, sadece iyice karıştırın ve kullanmaya devam edin.


Not 3: Krema her yaptığımda tutmadı nedense. Yine de tarifi yazdım, denemekte fayda var :)

Not 4: Hindistancevizi kırma konusunda hepimiz sorun yaşıyoruz. Ben önce sert kabuğun tepesinde bulunan o 3 delikten yumuşak olanı tornavida veya şiş ile delip bir pipet sokuyorum oraya. Sonra pipet yardımı ile hindistancevizi sütünü bir bardağa boşaltıyorum. Daha sonra hindistancevizini bir poşete koyup çekiç veya et döveceği ile vurunca kırılıyor.

Poşete koyup yere fırlatmışlığım da var ama evde buna tepki gösterecek birileri varsa yapmayın :)

15 Mayıs 2016 Pazar

Avokado Soslu Makarna ve Akçaağaç Şurubu Soslu Somon



New York'a taşındığımdan beri çok seyrek paylaşımlar yapabiliyorum. Bunun sebebi süper meşgul bir insan olmam değil, kaldığım evde fırın, mutfak malzemesi vs olmaması. (Bunu galiba daha önce yazdım ben, ama olsun) Hal böyleyken çok sıkıcı bir yemek skalam oldu. Dışarda yemiyorsam neredeyse her gün aynı şeyler :D Arada bir ufak ufak da olsa yeni şeyler denemeye çalışıyorum veya en azından daha az sıkıcı yemekler yapmaya. Tabi bir de bunların tavada yapılıyor olması lazım :D Bir de tek ben yiyeceğim için hiç uğraşasım gelmiyor, sonuçta yemek paylaşınca güzel olan bir şey.

Benim New York sıkıntılarımı bir kenara bırakalım, geçelim bugünkü tarife. Öncelikle somondan başlamak istiyorum ve bu konu hakkında söyleyeceklerim var. Marketlerden aldığımız, o mis gibi sandığımız kocaman Norveç somonları çoğumuzun bildiği gibi farm-raised yani çiftliklerde üretiliyor ve çiftliğin şartlarına göre yararından çok size zarar verme olasılı da var. Şimdi araştırdıklarım sonucu bu konuda öğrendiklerimi bir özetleyeyim:


  • Çiftlikte yetişen balıklardaki hastalık oranı daha yüksekken vahşi avlanan balığınki oldukça düşük.
  • Çiftlik balığı daha düşük omega-3 içerirken daha fazla yağ içerğine sahip, vahşi balık omega-3 içeriği olarak daha yüksek ve daha az yağlı.
  • Çiftlik balığında fazlaca toksik içeriğe rastlanmış.
  • Çiftlik balıklarını hastalıklardan korumak için antibiyotikli yemler ile besliyorlar.
  • Çiftlik balıklarının yemlerinde haşere ilaçları vs bulunma ihtimali yüksek oluyor.
  • Çiftlik somonlarına vahşi somonun rengini vermek için ekstra kimyasal içerikli yiyecekler veriliyor, böylece eti biraz pembemsi bir hal alıyor. 
Çiftlik balıkları eğer çiftlik okyanusa kurulu ise vahşi balıklarla (özellikle somon) hemen hemen aynı oranda cıva içerebiliyor. Bu arada evet, vahşi avlanan balığın da sorunu bu. Bu yüzden haftada 2-3 kezden fazla deniz ürünü önerilmiyor. Özellikle somon ve ton balığı yeme miktarına dikkat etmemiz lazımmış. Civa zehirli ve özellikle kadınlar için tehlikeli.

Tabi tüm bunlar sadece somon için değil, o hüplete hüplete yediğimiz karidesler, kalamarlar ve diğer deniz ürünleri için de geçerli.

E ne yapalım, yemeyelim mi balık şimdi derseniz inanın ben de bilmiyorum. Böyle şeyleri okudukça, öğrendikçe hiçbir şey istemiyor zaten insan. Burda vahşi avlanmış balık bulmak mümkün ama Türkiye'de hiç denk geldiğimi hatırlamıyorum. Bu aşamada sanırım yapılacak şey çiflik balığı da olsa organic sertifikalı, antibiyotik vs kullanmayan bir üretici bulmak. Bu konuda hepimize bolşans. Türkiye gibi insan sağlığı, hayatanın zerre değeri olmayan ülkede böyle bir şey bulabilirsek çok şanslıyız.

Hadi oldu da denk geldik diyelim, vahşi somonu çiftlik somonundan nasıl ayırt ederiz?
1. Renk: Vahşi somon daha parlak, daha kırmızımsı bir somon renginde oluyor. Çiftlik somonu daha soluk ve pembemsi.
2. Yağ dokusu: Somonun o beyaz beyaz çizgilerini hepimiz biliriz, işte o yağdan oluşan çizgiler çiflik somonunda çok belli ve beyaz beyazken vahşi somonda belli belirsiz, incecik oluyor.


Tüm bunlardan sonra hala somon pişirmek isterseniz tarife geliyorum. Somon yerine güvendiğiniz başka bir balık tercih edebilirsiniz.

Yine somon veya balık yerine protein tercihinizi organic yumurta, tavuk veya hindiden yana kullanabilirsiniz. Bu sosla hindi de tavuk da çok yakışıyor. Yumurtaya sadece kırmızı biber serpiştirin yeter haha.

Avokado soslu makarna ne?

Avokadolu soslu makarna, efendim, yapılışı oldukça basit, kendisi oldukça lezzetli bir alternatif. Ilık veya soğuk tüketebilirsiniz ve dediğim gibi poşe yumurta ile de oldukça gideri var. Mutlaka deneyin.

Akçaağaç şurubu?

Bu maple syrup denen pankeklerin üstüne döke döke yediğimiz şurup. Türkiye'de bulunuyor bazı marketlerde ve internet sitelerinde. Bulamasınız mı? Hiiiç dert değil, ballı yapın. Zaten oldukça basit bir sos. İstediğiniz gibi oynamak da serbest. İsterseniz hardal ekleyebilir veya biraz soya sosu ekleyebilirsiniz.



Avokado Soslu Makarna ve Akçaağaç Şurubu Soslu Somon

Avokado Soslu Makarna


Avokado Sosu
4 kişilik
3 orta boy, yenecek kadar yumuşamış ama hala yeşil ve formda olan avokado
2 yemek kaşığı yoğurt (tercihen süzme)
1 küçük limon veya misket limonu suyu
1 diş sarımsak (rendelenmiş veya küçük küçük doğranmış)
Karabiber

Avokadoları blendır veya rondodan geçirip pürüzsüz bir hale getirin. (Bende bu aletler olmadığı için çatalla ezdim, fotoğraftaki gibi birazcık pürüzlü oldu)

Avokado püresine misket limonu suyu, yoğurt, tuz, karabiber ve sarımsağı ekleyip tekrar rondoda veya elinizle bütün malzemeleri tamamen karıştıracak şekilde karıştırın.

Tercih ettiğiniz, önceden haşladığınız makarnayla sosu karıştırın. (Ben tambuğday makarna kullandım)


Akçaağaç Şurubu/ Bal Soslu Somon

1 diş ince rendelenmiş sarımsak
1 yemek kaşığı elma sirkesi veya kırmızı şarap sirkesi
1/4 bardak akçaağaç şurubu veya 2-3 kaşık bal (4-5 kaşık su ile seyreltilmiş)
tuz
350-400 gr Somon (veya tavuk, hindi vs)
Somonu pişirmek için yağ (ben çok az sızma seytinyağı kullandım, balığın kendisi yağlı zaten)

Akçaağaç şurubu veya balı sirke, sarımsak, tuz ve sevdiğiniz baharatlarla karıştırın.

Kalın tabanlı bir tavayı zeytinyağı ile hafif yağlayın. Isıtıp somonları bırakın ve üzerine bir kapak kapatarak 10 dakika kadar kısık ateşte pişirin. Daha sonra ateşi orta seviyeye yükseltip sosu dökün ve yine kapağı kapatıp 5 dakika pişirin. Daha sonra kapağı alıp, sosu karamelize olup katılaşıncaya kadar orta ateşte pişirin. Somonun yüzü hafif kızaracak ve karamelize olacak ama isterseniz benim fotoğraftakilerden biraz daha fazla tutabilirsiniz tavada, böylece daha karamelize bir yüzey elde edersiniz.


Tavuk veya hindi ile yapmak isterseniz tavuğunuzun iyice piştiğinden emin olunca sosu aynı şekilde ekleyin. Tavuğu isterseniz pane harcı vs ile de kaplayıp, kızarttıktan sonra sosta karamelize edebilirsiniz.


Avokado soslu makarnayı tabaklara alıp üzerine somon dilimlerini paylaştırın. Biraz karabiber, ince doğranmış maydanoz veya yeşil soğan serpiştirin.


 






4 Mart 2016 Cuma

Sağlıklı Çikolatalı Puding (Avokadolu Çikolatalı Puding)

Gerçekten sağlıklı.

"Iyy avokadolu puding mi?" demeden önce bir soluklanın. Avokado sevmiyorsanız bile avokado tadı hiç ama hiç baskın olmadığı için siz de seveceksiniz. Hem de aslında pudingten öte bir kıvamı, dokusu ve tadı var. Daha çok şöyle tanımlayayım çikolatalı, yoğun ve kremsi bir kıvam, pürüzsüz bir doku... Puding demek biraz sönük kalıyor bence çünkü çok daha tatmin edici.

Avokadolu puding

Genelde bir tatlı tarifinin başına "sağlıklı" sıfatı ekleyeceğim zaman her tarif için sizi önceden mutlaka uyarıyorum. "Sağlıklı tatlı diye bir şey pek mümkün değil!" çünkü ne yazık ki her ne kadar çok sevsek ve hayatımızın içinde olsa da şeker yararlı değil, hatta ben inanmak istemesem de zararlı.

Bir tatlının yağını biraz azaltıp içine yapay tatlandırıcı koyunca da o sağlıklı hale gelmiş olmuyor tabi. Ama avokadolu çikolatalı puding diğerlerine göre gerçekten çok masum çünkü avokado kendi başına çok sağlıklı.
Diğer malzemeleri de dikkatli seçerseniz light, hafif vs diye etiketlenen bir çok yiyecekten daha sağlıklı olduğunua emin olabilirsiniz. Yağlı mı? Evet yağlı ama Canan Karatay'a bağlamak gerekirse sağlıklı yağlı. Ahah neyse. Pudingi tatlandırma kısmında biraz kafalar karışık evet ama agave şurubu tüm sağlıklı yaşam tarifçilerinin (nasıl saçma bir betimleme oldu farkındayım) hep kullandığı bir şey olduğu için ve açıkçası baya okuduğum ve en azından diğer alternatiflere göre daha masum durduğundan ben agave şurubu kullandım ama siz bal veya herhangi istediğiniz bir alternatifi kullanabilirsiniz ki buna pudra şekeri de dahil. (O zaman daha az sağlıklı bir pudinginiz olur tabi)

Ben bunu bir de agave şurubu miktarını oldukça düşürerek çok olgunlaşmış muzla yaptım, muzlu çikolatalı puding seviyorsanız hiç durmayın, hemen yapın. Muzun kendi şekeri zaten neredeyse yeterli tatlılığı sağlıyor.

avokadolu puding

1 kişi için bence bir avokado yeterli ama daha insanı boyutlarda yiyorum ben diyorsanız 2 kişi için 1 avokado olacak şekilde yapın. Siz bana bakmayın, ben çok yiyorum, siz en iyisi gerçekten 2 kişiye bir avokado ile yapıp küçük kaselerde yiyin :)

Güzel haber: Ben acı biber ekledim malum kakaolu her şeye acı ekleyebilirim ben. Siz de seviyorsanız mutlaka ekleyin. Portakal kabuğu da aklınızda olsun, muhteşem.

Bu yazıyı blogu uzun zamandır ihmal ettiğim gerçeğini göz ardı ederek ve o konuya hiiiiç girmeyerek bitiriyorum. Bir dahaki tarife kadar mutlu günleriniz olsun.

avokadolu puding

Sağlıklı Çikolatalı Puding (Avokadolu Çikolatalı Puding)


4 kişilik

4 tane yumuşak avokado
3-4 yemek kaşığı kakao (tercihen raw)
4-6 yemek kaşığı agave şurubu (bal/pudra şekeri/akçaağaçşurubu)
1/4 bardak kaşığı tercih ettiğiniz süt (ben hindistancevizi sütü kullanıyorum) (Kıvan koyu gelirse veya malzemeler tam karışmazsa biraz daha ekleyin)
1/8 çay kaşığı tuz
1/4 çay kaşığı tutam acı toz biber (tercihen)
1 çay kaşığı vanilya

Avokadoları kabukları ve çekirdeğinden ayırıp küpler halinde doğrayın.
Sütün içinde tuzu eritin.
Bütün malzemeleri rondo veya blendıra alıp kremsi ve pürüzsüz bir kıvam alana kadar rondoyu kesik kesik çalıştırın.

Sağlıklı çikolatalı avokadolu pudinginiz hazır!



12 Kasım 2015 Perşembe

KARABUGDAY UNU iLE KREP VE BAHARATLI ARMUT POSE



Karabuğday unu hem gluten içermiyor hem de sağlık açısından çeşitli faydaları var (mış).
-İstenmeyen kolestrolü azaltmaya yardımcı oluyor.
-Kan şekeri kontrolü sağlamada ve diyabet riskini azaltmada etkili.
-Kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi var.
-Karaciğerin daha iyi çalışmasını sağlayan choline içeriyor.
-Yüksek tansiyondan ve kansızlığa karşı korunmaya yardımcı oluyor.
-İltihaplanmayı, aşırı terlemeyi, burun kanamasını önlemeye yardımcı ve sindirimi kolaylaştırıyor.

Tabi ben bunları karabuğday ununu alırken bilmiyordum. Markette görüp aaa alayım denerim bir şeyler dedim öyle aldım ben karabuğday. Daha sonra araştırdım ve bu yukarda yazdığım karabuğdayın faydalarını buldum. Haliyle de karabuğday ile tarifler araştırmaya başladım hemen.

Karabuğday tariflerde genelde kek, kurabiye yapımında tek başına olmasa da unun yanında kullanılmış. Karabuğday pankek ve krep tarifleri de vardı. Ben de kre çok sevdiğim için karabuğday unu ile krep yapmaya karar verdim.




Krep hamurunun makbulu beklemiş olandır. Vaktiniz varsa 1 gece önceden yapıp, dolaba koymak en güzeli yoksa yarım saat dinlendirin en az.

Ben Krepte yazın nektarin, şeftaliyi kışın da armutu çok seviyorum. Yanına armut poşe yapıp, keçi peyniri ile servis ettim.

Krebi pişirirken eğer tavanız yeterince ısınmazsa böyle göz göz görüntü olmuyor.

Karabuğday gluten içermediğinden krepler normal kreplere göre daha kırılgan olabilir. Tavadan alırken veya çevirirken dikkat edin.

KARABUĞDAY UNU İLE KREP VE BAHARATLI ARMUT POŞE




Karabuğday Unu ile Krep 

3 orta boy yumurta
500 ml sıvı (süt/su karışımı, elma suyu, hindistancevizi sütü vs)
100 gr eritilip ılıtılmış tereyağ
180-200 gr karabuğday unu
1 tutam tuz
1/2 yemek kaşığı şeker (bal, pekmez, esmer şeker vs)

Yumurtalara şeker ve tuzu ekleyip 3 dakika çırpın. Yağı, sütü ekleyin ve iyice karıştırıp unu ekleyin ve topaksız bir karışım elde edene kadar çırpın.

En az yarım saat dolapta dinlendirin.

Pişirme zamanı geldiğinde, dolaptan alın ve krep tavasını ısıtıp biraz tereyağ ile yağlayın. Orta-yüksek ateşte olmalı ocak.
Krepten bir ölçü (tavanızın büyüklüğüne göre kepçe veya yarım kepçe vs) tavaya dökün ve hemen yaymaya başlayın. (kepçenin arkası ile yapabilirsiniz ama tavayı sağa sola hareket ettirerek yaymak daha düzgün krep yapar.)
Göz göz açılıp kenarlardan kalkmaya başladığında krebin diğer yüüznü çevirin ve 1-3 dakika da diğer yüzünü pişirin.
Bu işlemi hamur bitene kadar tekrarlayın veya hamurun kalanını daha sonra kullanmak için 1 güne kadar saklayabilirsiniz. 

Akışkan bir kıvamı olması lazım hamurun. Benim uyguladığım tarifte un miktarı bana çok fazla gelmişti, pankek gibi oldu hafiften. Sonra ikinci denememde daha fazla sıvı ve daha az un eklediğimde oldu, ben de tarifi buraya o şekilde yazdım ama siz kıvamı koyu gelirse sıvı ekleyebilirsiniz veya çok cıvık gelirse biraz daha un ekleyebilirsiniz. 

Armut Poşe

2-3 tane orta boy armut (elma da kullanabilirsiniz)
Baharat (tarçın, yenibahar, muskat vs)
4-5 yemek kaşığı şeker
150 ml elma suyu veya su

Meyveleri irili ufaklı doğrayın. Diğer bütün malzemelerle beraber bir tencereye alın ve kaynayana kadar, arada karıştırarak ısıtın. Altını kısıp, tencerenin kapağını kapatın ve 6-7 dakika daha pişirin. Kapağı açtığınızda meyveler yumuşamaya başlamışsa, suyu kıvam alana kadar kısık ateşte arada karıştırarak pişirin.

Andy Harris'in tarifinden adapte edilmiştir. 




24 Eylül 2015 Perşembe

Kinoa, Chia Tohumu ve Parmesanlı Protein Gevrekleri


Chia tohumu ve kinoa Aztek ve Maya'ların zamanında bol bol tükettiği, son yıllarda pek popüler olan ve süperyiyecek olarak adlandırılan, proteinli, aslında tahıla benzese de glutensiz tohumlar. İkisinin de tadı ve yapısı birbirinden farklı ama ikisi de çok ağır aromaya sahip değiller.

Özellikle kinoayı pirinç, bulgur kullandığınız yerlerde kullanabilirsiniz. Glutensiz beslenmeye çalışmıyorsanız ve "sağlıklı beslenme" ile özel olarak ilgili değilseniz çok da tercih edeceğiniz bir şey olduğunu sanmıyorum. Aslında genel Türk kanısı "mis gibi bulgur varken napayım kinoayı" tarzında. Kinoa gereksiz demek istemiyorum, yanlış anlaşılmasın. Ben dolma içi, yemek yanı olarak çok kullanıyorum. Yukarda bahsettiğim iki durumla alakam yoktu, ama kendimi daha iyi hissediyordum diyebilirim kinoa kullanınca :D

Chia ise benim de yeni yeni kullandığım bir şey, henüz sadece ekmekte, bu protein gevreklerinde ve pudingde kullandım. Bakalım daha neler çıkacak.


Bu aralar iyice cozuttum diyebilirim, yediğimin içtiğimin haddi hesabı yok. Biraz daha sağlıklı beslenmek istiyorum artık. Bu yüzden ekmeğe alternatif bir şeyler düşündüm öncelikle. Ben hamur yoğurmayı hiç ama hiç sevmem, aşırı sıkılıyorum. Bi kitchen aid'im de yok ki benim yerime yoğursun, hal böyle olunca mümkün olduğu kadar ekmek, poğaca vs tarzı uzun süre yoğurmak gereken şeyleri yapmamaya çalışıyorum.  O yüzden ilk tercihim daha kraker tarzı bir yiyecek yapmak istedim.

Kahvaltıda ekmek yerine yenebilecek, aralarda üzerine biraz peynir ve meyve ile atıştırılabilecek çıtır gevrekler yaptım. Çorba ve salatalarda da crouton gibi kullanılabilir.

Ana malzeme olarak kinoa unu, chia unu, yulaf unu kullandım. Bu arkadaşları bir arada tutabilmek içinse yumurta. Tadı da güzel olsun diye parmesan ve kekik...



Kinoa, yulaf ve chia tohumunu un halinde bulamazsınız muhtemelen. Bu yüzden mutfak robotu veya baharat öğütücüde mümkün olduğunca öğütebilirsiniz. 



Kinoa, Chia Tohumu ve Parmesanlı Protein Gevrekleri

The Iron You'dan ilham alındı bu tarifte :)

3 kaşık kinoa unu
2 yemek kaşığı chia tohumu
2/3 bardak yulaf unu veya glutensiz olsun isterseniz badem unu, glutensiz un vs
1 büyük yumurta
1 yemek kaşığı sızma zeytin yağı
2/3 bardak taze rendelenmiş parmesan
1 çay kaşığı kekik
tuz
1 yemek kaşığı bal veya agave şurubu


Kinoa ve chiayı blender veya kahve değirmeninde öğütüp un haline getirin.

Tüm malzemeleri bir kapta karıştırın ve 1-2 dakika yoğurun. Hamur kendini tutunca streç film ile sarıp en az yarım saat dolapta bekletin.

Fırını 175C'ye ayarlayın.

Hamuru yarım cm kalınlığında açın. İsterseniz kurabiye kalıpları ile kesebilirsiniz. Benim gibi üçgenler yapmak için hamuru dikdörtgene yakın şekilde açın ve kenarlardan keserek düzgün bir dökdörtgen elde edin. Daha sonra üçgenlere kesin.

Pişirme kağıdı serilmiş fırın tepsisinde 15-20 dakika, kenarlardan kızardığı belli olana kadar pişiririn.

Afiyet olsun :) Yaparsanız benle de paylaşmayı unutmayın! :)




23 Aralık 2014 Salı

Somon Şiş, Narlı Kinoa Salatası ve Fırında Havuç


Üst üste balık ve kinoa postları geliyor ama hazır üşenme çökmeden bana yazayım istedim bunu da, dursun burda. 

Her yapışımda fotoğraf çekmek aklıma gelmiyor ama arada çekiyorum, çekmişken de tarifleri yazayım diyorum ama sonra kalıyor öyle. Hazır makinadan fotoğrafları bilgisayara atmışken bunlar da aradan çıksın dedim. 








Bebek havuç bazen pazarlarda ve marketlerde oluyor, bulamazsanız küçük havuçlardan seçebilir veya büyük havuçları 5-6 cm uzunluğunda dilimleyip öyle pişirebilirsiniz. 

Kinoa yerine bulgur kullanabilirsiniz ama 1 su bardağı bulgurdan ne kadar salata çıkar bilmiyorum, kinoadan daha fazla çıkabilir. Hiç bulgur pişirmedim :( 

Somon ve soya sosu zaten beraberliğine alıştığımız lezzetler ama tabi ki kullanmak zorunda değilsiniz. Sadece sarımsak, zeytinyağı ve baharatla da çok güzel oluyor somon. 

Bal yerine şeker, esmer şeker, agave şurubu vs kullanabilirsiniz. Pekmez olmaz, pekmezin pişmesi sakıncalı biraz. 


Daha aylar önce yaptığım çörekotlu somon ve greyfurtlu kinoa salatası da var, onu da yazacağım. haha

Somon Şiş, Narlı Kinoa Salatası ve Fırında Havuç



Somon Şiş 
Kişi başı 2 şiş/ 4 kişilik

Yarım kilo somon fileto veya dilim somon
1 diş sarımsak(ince rendelenmiş)
Taze baharatlar (defne, reyhan, biberiye, kekik vs)

3 yemek kaşığı düşük sodyumlu soya sosu
1 tatlı kaşığı bal
2 yemek kaşığı zeytinyağı

8 ade çöp şiş/tahta şiş

Somonları derinlerinden ayırıp kuşbaşı şeklinde doğrayın. Bir kasenin içine rendelenmiş sarımsak, soya sosu, bal, zeytinyağını ekleyin ve bal eriyene kadar karıştırın. Daha sonra somonları bu karışım ile terbiye edin. 10 dakika dinlendirin ve şişlere dizin. Orta sıcaklıkta ve tercihen kalın tabanlı bir tava veya ızgarada her yüzü hafif kızarana kadar pişirin.


Kinoa Salatası

1 su bardağı kinoa
1.5 su bardağı su
Taze soğan
6-7 yemek kaşığı kırmızı nar, hafif ekşilerinden
2 yemek kaşığı sızma zeytinyağ
Tuz
(Ben geçen seferden kalan garnitürü de kattım, isterseniz siz de ekleyebilirsiniz)


Kinoayı 1.5 su bardağı su ile tencerenin ağzını kapatıp, kinoalar suyunu çekene kadar pişirin. Taze soğanın yeşil kısımlarını küçük küçük doğrayın. Ilımış kionalar ile, soğan, nar ve zeytinyağını karıştırın. Dilerseniz tuz ilave edin. 

Fırında Havuç

12-16 adet bebek havuç (kişi başı 3 veya 4 tane) veya kişi başı 1 tane büyük havuç
1 diş sarımsak (ince rendelenmiş)
2 yemek kaşığı vişne, nar veya erik ekşisi
1 yemek kaşığı balzamik sirke
2 yemek kaşığı bal veya esmer toz şeker veya normal toz şeker
2 yemek kaşığı sızma zeytin yağı
1 çay kaşığı deniz tuzu
1 çay kaşığı taze öğütülmüş karabiber veya 1 çay kaşığı toz karabiber
Taze veya kuru kekik, fesleğen, defne, reyhan... (ne seviyorsanız artık)



Havuçları yıkayıp dışını kazıyın.  Büyük havuç kullanacaksanız enine ve boyuna 4 e bölün.
Büyük bir kasede tüm malzemeleri karıştırın ve havuçları kaseye alıp sosu yedirin.
Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye dizin ve 200C önceden ısıtılmış fırında 8-10 dakika pişirin. 

Afiyet olsun.



1 Nisan 2014 Salı

Karadutlu ve Zencefilli Kolay Sorbet






Küçükken hem mahallemizde hem de köyde dut ağaçları vardı. Dutu çok sevdiğimi söyleyemem ama sırf o ağaçtan toplama ritüeli için bol bol dut yerdim. 2 gün önce aile ziyaretinde bahçede dut toplayan çocukları görünce dayanamadım atladım yanlarına. Hem eğlendim hem de bol bol dut topladık, hasat sonunda yaklaşık 1 kilo dutum vardı :) Dutlarımı da alıp kendi eve döndüğümde ise güzeller bozulmaya başlayacaklarını belli ettiler, bir kısmı yumuşamıştı. O kadar dutla ne yapsam derken çok düşünmeden sorbet yapayım dedim ve güvendiğim bir kaç blogdan sorbet tariflerine baktım. Hepsinde, hatta internetteki çoğu tarifte dondurma makinası ile yapılmıştı. Bi risk aldım ve dondurma makinası olmadan yapmaya karar verdim ama sonuç çok iyi oldu.

Karadutlu sorbeyi şeker kullanmadan yaparsanız hem kalorisi düşük hem de çok sağlıklı olur. O yönden de bir avantajı var sorbelerin. Bu tarifin yapılışını buraya tıklayıp kısa video şeklinde izleyebilirsiniz.





-Asidite için ben greyfurt suyu kullandım, limon, portakal suyu, balzamik sirke de kullanılabilir.
-Tatlandırıcı olarak Splenda kullandım, pudra şekeri, bal da kullanılabilir.
-Alkol tadını seviyorsanız sorbelerde karadut bunun için çok müsair, yakıştırdığınız bir meyve likörü mükemmel olur. Ben zencefil kullandığım için tatlar çok karışmasın diye kullanmadım.
-Zencefil yerine taze nane veya fesleğenle de deneyebilirsiniz.
-Bu tarifi böğürtlen ve ahududu ile de yapabilirsiniz.
-Ben temizleyip, saplarından ayırdıktan sonra dutları dondurdum ve öyle parçaladım. İsterseniz önce püre haline getirip sonra da dondurma işlemini gerçekleştirebilirsiniz.

Karadutlu ve Zencefilli Kolay Sorbet Yapımı





Malzemeler: (3 kişilik)


  • 2 bardak ayıklanmış karadut (dondurulmuş veya taze)
  • 2 kaşık tatlandırıcı 
  • 1.5 tatlı kaşığı rendelenmiş taze zencefil
  • yarım çaybardağı greyfurt suyu


Hazırlanışı

Dondurulmuş dut ile: Dutları güçlü bir doğrayıcıya alın ve tatlandırıcıyı ekleyip parçalamaya başlayın. Tamamen parçalanıp toprak toprak bir görünüm alınca zencefili ve greyfurt suyunu ekleyin ve 2-3 dakika en yüksek devirde parçalamaya devam edin. Biraz daha yumuşamış olacak, bu karışımı bir kaba alın ve bir spatula ile biraz birbirine yedirin, bir süre sonra çok güzel bir kıvama geliyor. Daha sonra bardaklara veya kaselere paylaştırın.

Taze dut ile: Dutları temizleyin ve doğrayıcıya greyfurt suyu, zencefil ve tatlandıcı ile birlikte ekleyip  püre haline getirin. Bir tepsinin tabanına streç film veya pişirme kağıdı serip üzerine meyve püresini yayın. Çok kalın bir tabaka olmamalı. Tepsiyi dondurucuya alıp meyve püresi tamamen donana kadar bekletin. Donmuş püreyi parçalara bölüp doğrayıcıya atın ve pürüzsüz olana dek son devirde parçalayın.


16 Mart 2014 Pazar

Vanilyalı İncecik Pankek Ruloları



ince pankek pancake ruloları tarifi



Sağlıklı yaşam mı demiştim? Biliyorum biliyorum. Pankek uymadı bu işe ama bu pankeki de sağlıklı yapmak bizim elimizde. Daha önce tam buğday unu ile çokça pankek yaptım ve hiç şikayetçi olmadım sonuçtan. İçerik güzel ayarlanırsa un kokusu olmuyor. Şeker? Ben splenda kullandım. Yağ kısmını geçemiyoruz çünkü yağsız yapınca tavaya yapıştı benimkiler hep.

Ama bir dakika, bunlar incecikler. Yani biraz da psikolojik olacak bu süreç illa ki. Normal boyutlarda bir pankekin üçte biri kadar kalorisi var bunun. Üstelik yerken "ben ince pankek yedim" değil de "ooh götürdüm pankeki de." diyeceğimiz için kendimizi pankek yemiş sayacağız ama normal porsiyondan daha az kalori alacağız. Bence olur, inanırsak olur. Ben inandım dün, normalde 3, 4, 5e kadar giden ben bu incecik pankek ruloları ile "iyi yedim valla." moduna girdim. Siz de yapabilirsiniz :)



Bunlar tam buğday unu ile mi yapıldı derseniz, ne yazık ki hayır. Bildiğimiz beyaz un ile yaptım çünkü tam buğday unu kalmamıştı hiç, çıkıp almaya da çok üşendim. Daha önceki tam buğdaylı tarife Buradan ulaşmanız mümkün. Tıklayın! İçine de mis gibi vanilya özü koydum, o kadar güzel geldi ki.

Normal pankek hamuru yaptım aa yağ eklemedim. Baktım olacak gibi değil yapışıyor içine biraz yağ ekledim. Siz de deneyin isterseniz eğer tavanız yapışmazsa hiç yağ eklemeyin.

İncecik nası oluyor derseniz ben bir kepçenin yarısı kadar doldurup ısınmış tavaya döküyorum. Tavanın ateş üzerinde olmaması lazım. Sonra tavayı sallaya sallaya, eğe büke o hamuru tüm tavaya incecik bir tabaka olacak şekilde yayıyorum. Zaten hemen pişiyor, dikkat edin çok kızarırsa tavadan alınca sertleşiyor.



Bu hamurla illa ki incecik pankekler yapacak değilsiniz, dilerseniz tavanıza göre 1 veya 1.5 kepçe hamur döküp nefis normal kalınlıkta pankekler de hazırlayabilirsiniz. Ben krema mı koysam diye düşündüm araya ama sonra kendime telkinler verip sakinleştirdim. Çilek, kivi, muz ve biraz akçaağaç şurubunda karar kıldım. Siz ne seviyorsanız doldurun araya :) Muz-karamel, muz-çikolata, çilek-krema... Şimdiden afiyet olsun benim yerime de yiyin.

(Yalnız imla kontrolü için yazıyı tekrar okuduğumda gördüm ki sanki dünyanın en ağır diyetini yapan bir insan gibi yazmışım. İşin asıl yüzü öyle değil, ben gün içinde normal bir insanın yiyeceği tatlı miktarından çok daha fazla tatlı tüketip, yine delicesine de yemek yediğim için tek yediğim tatlı bu olmuyor. Sabahında ev yapımı nutalla sürülmüş ekmekler, arada muzlu pudingler, çikolatalar; öğünlerde de en az dışarda 1 öğün fast food, annem yanıma gelmişse ev yemeği yoksa üşenilmediyse kremalı bir yemek veya en iyi ihtimalle makarna yiyen bir insanım. Günlük kalori alımım fazla biraz almam gerekenden. Tamam biraz değil, çok fazla. Bu yüzden normalde yediğim 3-5 pankeki bu miktara indirince bana sanki dünyanın diyetini yapmışım gibi geliyor sanırım, ama inanın bu azaltmalar bile işe yarıyor. Gece yemeyi kesmek de önemli, alışınca çok zor olsa da. Eee yavaş yavaş olacak. )

Çok uzattım, geçiyorum pankek tarifine.


VANİLYALI İNCE PANKEK RULOLARI


ince pankek pancake ruloları tarifi

4-6 tane ince pankek için(yaklaşık olarak tatlı tabağı boyutlarında)

Malzemeler

  • 1 büyük boy yumurta
  • 1 su bardağı un
  • 1/çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 tutam tuz
  • 1 su bardağı süt
  • vanilya (limon kabuğu da çok güzel oluyor)
  • 2 yemek kaşığı şeker veya tatlandırıcı veya bal vs
  • 2-3 yemek kaşığı sıvı yağ ve tavayı yağlamak için yağ


Hazırlanışı:

Yumurtaya şekeri ve tuzu ekleyip 1-2 dakika hızlı devirde çırpın. Daha sonra sütü ekleyin ve karıştırın. Unu ve kabartma tozunu ekleyin ve topaksız bri hamur olana kadar karıştırın. Cıvıkça bir kek hamuru elde edeceksiniz. Eğer tavanızın yapışmayacağına eminseniz yağ eklemeye gerek yok. Yoksa yağı da sütü eklediğiniz zaman ekleyebilir veya yağsız bir sefer deneyip olmazsa yağı ekleyip iyice karıştırdıktan sonra ekleyebilirsiniz.

Tavayı bir fırça ile çok az yağlayıp hafif ısıtın ve ocaktan alın. Pankek hamurundan 2-3 yemek kaşığı tavaya boşaltın ve tavayı sallayarak hamuru ince bir katman halinde yayın. Daha sonra orta hararetli ateş üzerinde her iki yüzünü 1-2 dakika pişirin ve ocaktan alın.

İnce pankeklerin arasına meyve dilimleri ve istediğiniz ne varsa ekleyin ve rulo şeklinde sarın.

Ellerinize Sağlık!

2 Eylül 2013 Pazartesi

Beşamel Soslu Fırında Karnabahar



Hafif ve güzel oldu, karnabahar sevenler deneyebilir. Farkı sebzelerden ekleyerek zenginleştirebilirsiniz ama biz bu halini çok sevdik.



Beşamel Sosl Fırında Karnabahar Yemeği 

Malzemeler:

  • 1 tane karnabahar
  • 2 havuç
  • 4-5 dal taze soğan
  • 1 çay bardağı kaşar peyniri rendesi


Beşamel sos:


  • 3 yemek kaşığı tercihen tam



    buğday unu
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 500 ml süt
  • Tercihen 1 yemek kaşığı hindistan cevizi veya 1 tatlı kaşığı muskat rendesi
  • Tuz



  1. Beşamel Sos: Tereyağını eritip içine unu ekleyin ve kavurun. Daha sonra sütün yarısını ekleyip, tel çırpıcı ile topak topak görüntü kalmayana kadar karıştırın. Sütün kalanını, tuzu ve koyacaksanız hindistancevizi veya muskatı ekleyip koyulaşıp üzeri göz göz olana dek karıştırarak pişirin. 
  2. Karnabaharı çiçeklerine ayırıp yıkayın. Havuçları yıkayıp kabuğunu kazıyın ve 2 parmak kalınlığında dilin. Soğanları saplarından ayırıp, 3-4 parmak eninde kesin. Havuç ve karnabaharı buharda diriliği gidene kadar pişirin veya tencerede haşlayın.
  3. Pişen sebzeleri süzüp, bir borcama alın, üzerine soğanları ekleyin. Beşamel sosu döküp üzerine rendelenmiş kaşar serpin ve 200C fırında 20 dakika kadar üzeri kızarana kadar pişirin. 



21 Ağustos 2013 Çarşamba

Tam buğday unlu Pankek Tarifi


Bizim kahvaltı kültürümüzde pek yeri olmayan pankeklere ben bayılıyorum. Bence yiyen herkes de sever çünkü aykırı bir tarafı yok. Pankekler reçellerle, tereyağıyla, taze meyveler ve en çok da akçaağaç şurubuyla tüketiliyorlar. Tabi bir de çikolatalı sos ve meyve gerçeği var ki o da karşı koyulmaz oluyor. Ben en çok ballı tereyağı veya akçaağaç şurubuyla seviyorum. Size de bugün ballı tereyağı ve çikolatalı sos tarifiyle beraber vereceğim pankek tarifini.

Pankek hem kahvaltıda zevkle tüketebileceğiniz, hemen her şeyle yenebilen hem de yapması çok kolay bir kahvaltılık. Omlet veya Krep yapabiliyorsanız pankek de yaparsınız :)



2 şekilde hazırlanıyor hamuru. Yumurta beyazlarını ayrı çırpıp, katılaştırıp diğer malzemelerle karıştırabiliyorsunuz veya krep gibi bütün malzemeleri beraber çırpabiliyorsunuz.

Ben dün ayrı çırpılandan bugün de diğerinden yaptım üşendiğim için. Kabarık pankek seviyorsanız ilk tarifi deneyin. Siz beyaz unla da yapabilirsiniz.

Bende bu sabah ballı tereyağ, çikolatalı sos ve karamelize şeftali vardı.

Ballı tereyağı tahmin edebileceğiniz gibi bal ve tereyağı:) Ben bir kavanoz yapıp saklıyorum, ve kahvaltıda bol bol tüketiyorum. Tarçınlı yapılıyor aslında ama ben sadece bal-tereyağı ile yapıyorum, canım isterse tarçın serpiyorum.

Çikolatalı sos tam kahvaltıya uygun, ağır olmayan bir çikolatalı sos.

Karamelize şeftali ise bence pankeke çok yakışıyor ve reçelden daha hafif. Vişne, çilek, frambuaz, böğürtlen... canınız ne isterse onunla da böyle bir sos yapabilirsiniz.

Tam Buğday Unu ile Pankek Tarifi:

Malzemeler:


  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı + 2 yemek kaşığı un
  • 2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 1.5 çay bardağı süt
  • Bir tutam tuz


Yöntem 1: Yumurta aklarını dikkatli biçimde sarılardan ayırın ve ayrı bir kapta bir tutam tuz ile iyice katılaşana kadar çırpın. Yumurta sarılarına toz şekeri ekleyin ve krema kıvamı alana kadar çırpın. Üzerine sütü ekleyin ve biraz daha çırpın. Un ve kabartma tozunu yumurta sarılı karışıma eleyin ve homojen bir karışım olana kadar çırpın. Daha sonra yumurta aklarını yumurta sarılı karışıma spatula yardımı ile ekleyin ve yine spatula veya kaşıkla, yumurta aklarını söndürmeden birbirine yedirin. Aslında bildiğimiz kek yapıyoruz, sadece daha cıvık bir hamurla :)

Yöntem 2: Yumurtaları bir kaba alın ve şekeri, tuzu ekleyip 5 dakika kadar iyice köpürene kadar çırpın. Daha sonra sütü, ekleyip un ve kabartma tozunu eleyip 1 dakika kadar düşük devirde çırpın.

Tercihen küçük, yaklaşık 20 cm çapında bir teflon tavayı yağlayın. Mutfak fırçası veya sprey kullanabilirsiniz. Ya da tavayı yağlayıp bir peçete ile fazlalığını alabilirsiniz. Tavayı 1 dakika kadar ısıtıp hamurunuzdan 3-4 yemek kaşığı tavaya dökün ve yayın. Üst tarafı göz göz olup kenarları hafif kızarınca ters çevirin ve 2 tarafını da pişirin.

*Tavanız çok sıcak olursa pankekler hemen fazla kızarıyor, dikkat edin.

16 Ağustos 2013 Cuma

Sıcaklar Bitmeden Dondurma!!




Yaz bitmeden evde kolaylıkla yapabileceğiniz çok sağlıklı, düşük kalorili ve de lezzetli bir dondurma tarifim var. Aslında dondurmadan çok sorbe demek daha mantıklı ama olsun, benim için hepsi dondurma :)

Hazır aldığımız dondurmaların en masumunda bile bolca glikoz şurubu, yağ ve renklendiriciler var ne yazık ki. Marketlerde 1 liraya satılan o zararlı dondurmalara çok iyi bir alternatif olabilir.

Sadece meyve ve tercihinize göre bal veya tatlandırıcı ile hazırlayabileceğiniz ferahlatıcı bir tarif.
Kullanılan malzemelerin dondurulmuşunu tercih edebileceğiniz gibi varsa tazelerini de kullanabilirsiniz.



Ben ahududu, çilek, süzme yoğurt ve zencefil ile yaptım. Damak tadıma göre de biraz bal ekledim.

İstediğiniz meyvelerle yapabilirsiniz. Yapmanız gereken şey meyveleri püre haline getirmek (blender, robot, doğrayıcı, rende hangisi varsa) ve iyice karıştırmak, damak zevkinize göre bal veya tatlandırıcı eklemek ve dondurma kalıplarına boşaltmak. Bitti!

*Muz, çilek, portakal
*elma, nane, çilek, zencefil
*Kırmızı meyveler ve 2-3 kaşık tercihen süzme yoğurt
*Çilek ve labne
...

gibi alternatifleri deneyebilirsiniz.

*Eğer dondurma kalıbınız yoksa pet bardaklara da rahatça yapabilirsiniz.
*Dondurmalarınızı dondurucuya koyduktan sonra arada kontrol edip hafif katılaşmaya başlayınca çubukları yerleştirirseniz daha düzgün kalırlar.








Elma, Ispanak, Brokoli, Zencefil ve Ballı Frozen


Yine yaz bitmeden denemeniz gereken içeceklerden biri. Hem ferahlatıcı hem de çok sağlıklı. Ben kahvaltıda içmeye bayılıyorum. Bakalım siz de sevecek misiniz?

Ve, endişelenmeyin ne ıspanağın ne de brokolinin tadı geliyor. :)


Böyle benimki gibi her büyük bardak için 1 ortaboy yeşil elma, 1 avuç doğranmış ıspanak, 1 orta boy çiçek brokoli, biraz rendelenmiş taze zencefil ve damak zevkinize göre bal... Ah, tabi 1 su bardağı kadar da buz parçaları. Taze nane severseniz ondan da 3-4 yaprak ekleyebilirsiniz.

Bütün malzemeleri varsa bu tarz içecekler için olan blenderda yoksa da güçlü bir doğrayıcıda püre haline getiriyoruz ve bitti.

böyle güçlü makinanız yoksa da yapabilirsiniz. Malzemeleri rende veya normal bir doğrayıcı ile püre haline getirin ve karıştırın. Buzları bir buzdolabı poşetine alın ve poşetin içine yayın. ağzını sıkıca bağlayın ve sert bir yüzeye vurarak (tezgah olabilir) veya et döveceği yardımıyla tamamen eritecek kadar çok küçültmeden kırıp püre ile karıştırın.

Afiyet olsun!

20 Haziran 2013 Perşembe

Brokoli, Kurutulmuş Domates ve Parmesanlı Tam Buğday Makarna



Tam buğday makarna kepekli makarnadan daha sağlıklı ve daha lezzetli, normal makarna ile de lezzet konusunda yarışır. Normal makarnayla kullandığımız hemen her sosla tüketebileceğimiz gibi böyle sossuz ama içindeki diğer malzemeler sayesinde yine lezzetli ve sağlıklı öğünler de hazırlayabiliriz.

Brokoli, kurutulmuş domates, taze soğan ve parmesan kullandım ben.

Tambuğday makarnayı pişirmek normal makarnadan 3-4 dakika uzun sürüyor bunu unutmayın ama dikat edin geçirip güzelim makarnayı hamur da etmeyin.

Ben Barilla kullanıyorum, başka hangi markaların var açıkçası bilmiyorum.


Brokoli, Kurutulmuş Domates ve Parmesanlı Tam Buğday Makarna


Malzemeler:

Malzeme miktarı belirtmem anlamsız olur gibi geldi, önemli bir oran yok çünkü. Dilediğiniz malzemeden dilediğiniz kadar kullanabilirsiniz.


  • Tambuğday makarna
  • Brokoli
  • Yeşil soğan
  • Kurutulmuş domates
  • Rendelenmiş parmesan
  • Karabiber
  • Sızma zeytinyağı

Hazırlanışı:

Makarnayı üzerinde yazan süreyi dikkate alarak haşlayın.

Brokoli'yi bir tencerede yumuşayana kadar haşlayın.
Kurutulmuş domatesleri şeritler halinde doğrayın.
Soğanları köklerinden ayırıp, yıkayın ve 3-4 cm uzunluğunda doğrayın.
Parmesan peynirini rendeleyin.

Makarnayı süzüp, brokoli, domates, soğan ile karıştırıp zeytinyağını gezdirip karıştırın.
En son rendelenmiş parmesan ve karabiber serpin.


8 Mayıs 2013 Çarşamba

Kızarmış Dondurmaya Alternatif Tam Tahıl gevreği Kaplı Dondurma Topları






Kızarmış dondurma deneyip de sevmeyen görmedim sanırım. Kızarmış mısır gevreği kaplı sütlü dondurma ve yanında çileğe bayılıyorum resmen. Kızarmış dondurma tarifi ararken bulduğum tüm tariflerde mısır gevreği, galeta unu, fındık, kızartmak için kullanılan yağ gibi malzemeler dondurmayı hafif bir tatlı olmaktan çıkardığı için şu sıralar tercih etmiyorum, bu yüzden alternatif bir şey denedim. Eminim diyette olanlar veya daha hafif seçenekleri tercih edenler bayılacaklar. Tamam bir kızarmış dondurmanın hissettirdiği o dışı sıcak, içi soğuk hissin verdiği zevki vermiyor ama lezzet olarak gayet tatmin edici.

Ben Special K ile yaptım, Nesfit veya sevdiğiniz herhangi bir kahvaltılık gevreği kullanabilirsiniz.



Ben evde yapılmış Yağsız ve şekersiz yoğurtlu dondurma kullandım ama tabi ki dondurma tercihi de size kalmış. Yine de market dondurmaları dondurmadan başka her şey olduğu için önermiyorum. Normalde çikolatalı dondurma hastası olsam da kızarmış dondurmaya da hafif kızarmış dondurma çakmasına da sütlü dondurmayı yakıştırıyorum ama eminim dondurulmuş yoğurt veya vanilyalı dondurma da gayet lezzetli olur.

Malzemeleri düşük kalorili seçtiğiniz sürece kızarmış dondurmaya oranla oldukça hafif bir tatlı elde edeceksiniz.

Kaplama karışımına kakao, zencefil gibi sevdiğiniz aromaları da ekleyebilirsiniz.



KIZARMIŞ DONDURMAYA ALTERNATİF GEVREK KAPLI HAFİF DONDURMA TOPLARI

Malzemeler


  • Tercih ettiğiniz 4 büyük top dondurma ( light olanlardan tercih ederseniz daha hafif olur tatlınız)
  • 1.5 su bardağı kahvaltılık tam tahıl gevreği (Special K, Nesfit vs)
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • Severseniz kırılmış fındık, badem veya ceviz
  • 4 Dilim ananas veya alternatif olarak sevdiğiniz meyve dilimleri

Hazırlanışı





  1. Dondurmaları soğutucudan çıkarmadan önce kahvaltılık gevrekleri bir buzdolabu poşetine koyup, ağzını kapatıp gevrekleri avucunuzda veya üzerinden merdane geçirerek ezin. Rondodan da geçirebilirsiniz.
  2. Çok küçük parçalara ayrılmış gevreklerin içine tarçını ve kuruyemişi ekleyip karıştırın.
  3. Kullanacağınız meyveleri tabaklara dizin. 
  4. Dondurma toplarını soğutucudan alıp, erimelerine fırsat vermeden gevrek kırıklarına batırın ve tamamının gevrek kırıklarıyla kaplanmasını sağlayın. Gerekirse bir eldiven giyerek elinizde yuvarlayıp şekil verebilirsiniz.
  5. Dondurma toplarını hemen kullanacaksanız dilimlenmiş meyvenin üstüne bırakıp, dilediğiniz gibi süsleyin.
  6. Daha sonra kullanacaksanız ağzı kapalı bir kap içinde dondurucuda saklayabilirsiniz. 

2 Mayıs 2013 Perşembe

Çilekli Kavanoz Tartı (Çilekli Tart)


Çilek! Ben bu kadar çilek tüketen biri değildim aslında ama nedense bu yıl taze çilekler çıktığından beri hemen her gün bir şekilde yiyorum. Ya smoothie yapıyorum, ya tatlıda ya da taze yiyorum. Bugün de canım nasıl olduysa hafif bir tatlı istedi ve hemen bu şirin kavanoz tartlarını yaptım. Tabi ki kavanozda yapmak şart değil, kuplarda, kaselerde veya tek parça büyük tart kalıbında da hazırlayabilirsiniz.

Ben bu aralar yediklerime dikkat etmeye başladığım için bisküvi için eti formun limonlu bisküvisini (tereyağ eklemedim), çilekli sosta şeker yerine pişirilebilir tatlandırıcıyı ve krema içinse Dr Oetker'in light vanilyalı pudingini (içine yumurta ekledim ama peynir ve yağ eklemedim) kullandım. Size normalde yaptığım tarifi vereceğim, ister olduğu gibi yaparsınız isterseniz de benim gibi kısmen daha hafif versiyonunu.


ÇİLEKLİ KAVANOZ TARTLARI



Malzemeler:

Taban için:

  • 1 paket burçak bisküvi veya 2 paket eti form limonlu bisküvi (veya tercih ettiğiniz herhangi bir bisküvi)
  • yarım çay kaşığı tarçın
  • 1 yemek kaşığı tereyağı


Çilek sos için

  • 13-15 tane çilek
  • 2-3 yemek kaşığı toz şeker (veya tatlandırı)
  • 1 tatlı kaşığı tart jölesi


Krema için

  • 3 yumurta sarısı
  • 2 yemek kaşığı mısır nişastası
  • 3 yemek kaşığı toz şeker (veya denk gelecek kadar tatlandırıcı)
  • 400 ml süt (4 çay bardağı)
  • vanilya
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • tercihen 100 gr (yarım paket labne peyniri)


Hazırlanışı

  1. Taban: Bisküvileri ve tarçını rondoda çekerek toz haline getirin. Daha sonra 1 yemek kaşığı tereyağını tavada eritip içine bisküvileri ekleyin ve hafif kızarana kadar karıştırın.
  2. Çilek sos: Çilekleri rondoda çekip püre haline getirin ve bir tencereye alın. 1 yemek kaşığı suda tart jölesini ezip çileklerin içine dökün ve toz şekeri ekleyip kaynayıncaya kadar karıştırarak pişirin.
  3. Krema: Yumurta sarılarını bir kasede çırpın. 
  4. 400 ml süte mısır nişastası, vanilya ve şekeri ilave edip koyulaşana kadar karıştırarak pişirin. Pişen karışımdan 2 yemek kaşığı alıp çırptığınız yumurtalara katın ve çabuk bir şekilde karıştırın. (yumurtaların pişmemesi için hızlı olmanız gerek) Daha sonra yumurtalı karışımı ocaktan aldığınız tencereye boşaltın ve iyice karıştırın. Tekrar kısık ateşe alıp 2-3 dakika karıştırarak pişirin. 
  5. Ocaktan aldığınız kremaya tereyağını ve kullanacaksanız labne peynirini ekleyip iyice karıştırın.
  6. Tart: Bisküvi tozunu kullanacağınız kavanozlara paylaştırın. Daha sonra kremayı bisküvi tozlarının üzerine eşit bir şekilde paylaştırın ve çilek sosu ile kaplayın. 




29 Nisan 2013 Pazartesi

Kakaolu Granita



Sıcaklardan kavrulmaya az kalmışken hem ferahlatıcı hem de neredeyse kalorisiz bir tarif paylaşmak istedim. Bol çikolatalı bir dondurmanın yerini tabi ki tutmaz ama eğer yediklerinize dikkat ettiğiniz bir dönemdeyseniz iyi gelebilir.

Kakaoyu mümkün olduğu kadar yağsız tercih ederseniz ve şeker yerine alternatiflerini kullanırsanız çok daha hafifler. Çikolatalı dondurmanın kalorisini düşündüğünüzde bu hem çok hafif hem de evet bir çikolatalı dondurma kadar doygun ve lezzetli olmasa da inanın tadı oldukça lezzetli. Diyet dondumalardan da daha az kalorili.


Granita yazdım çünkü ne yazacağımı bilemedim açıkçası :) ama granita gibi hazırlamadım. Buzu ve diğer malzemeleri blendırda çektim ve hazırlamam 3 dakikayı geçmedi.

Bence tatlı ve dondurma krizlerini bastıracak türden ve serin bir alternatif oldu. İçeriği de zenginleştirilebilir üstelik. Bir dahaki sefere blendırda muzu da çekeceğim, hem daha kıvamlı hem lezzetli olur.

KAKAOLU GRANİTA (KAKAOLU HAFİF SORBE)

Malzemeler
  • her kup için 1 tatlı kaşığı yağsız veya az yağlı kakao
  • her kup  için 5-6 buz küpü
  • her kup için 1 yemek kaşığı süt
  • damak tadınıza göre toz şeker, bal veya  toz tatlandırıcı
Hazırlanışı

Bütün malzemeleri blendır veya rondoda istediğiniz kıvama gelene kadar çekin ve dondurma kuplarına veya bardaklara dökün. Dilerseniz üzerini krema, muz veya çikolata parçaları ile süsleyebilirsiniz.


21 Nisan 2013 Pazar

Fesleğenli Karnabahar Yemeği


Bu mis gibi karnabahar yemeğini karnabahar sevmeyenler bile sevecek çünkü çoğu insanın sevmeme nedeni olan kokusunu bastıran ve karnabahara çok hafif ama çok güzel bir aroma katan fesleğen kullandık taze taze. Çook hafif ve çok lezzetli bir yemek oldu. Ben böyle yemeklerin yanına cacık veya yoğurt sevdiğim için öyle tükettim ama sanırım sade pirinç pilavıyla da güzel olur.

Bu fesleğenli karnabahar yemeğini yapmadan önce karnabaharla denemeyi düşündüğüm başka tarifler de vardı. Beşamel soslu karnabahar, fırında karnabahar gibi ama iyi ki de bu tarifi denemişim. Malzemeleriniz varsa siz de deneyin mutlaka yalnız sanırım bu tarifi güzel yapan şey taze fesleğen. Fesleğensiz çok sıradan olur.


Bir de karnabahar yemeğinizi yaparken çiçeklerini dağıtmamaya özen gösterin. Bu yüzden pişirirken kökleri alta çiçekleri üste gelecek şekilde dizin tencereye ve tencereyi bir servis tabağına ters çevirip öyle yemek tabaklarına paylaştırın.

FESLEĞENLİ KARNABAHAR YEMEĞİ 
Malzemeler

  • Ortaboy karnabahar
  • 2 havuç
  • 3 orta boy domates
  • 2 diş sarımsak
  • 1 ortaboy soğan
  • 10-12 yaprak taze fesleğen
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • tuz


Hazırlanışı:

  1. Karnabaharları köklerinden kesin çiçeklerini dağıtmadan bol su ile yıkayın ve süzgeçe alın. 
  2. Soğanları küp küp doğrayın, 2 havucu ince ince dilimleyin. Domates kabuklarını soyup domatesleri küp küp doğrayın. 
  3. Soğanları 2-3 kaşık yağda orta ateşte kavurmaya başlayın. Soğanlar pembeleşirken havuçları ekleyin ve havucun rengi sarıya dönene kadar kavurun. Doğranmamış 2 diş sarımsağı ve 1 yemek kaşığı domates salçasını ekleyip 1-2 dakika kadar kavurduktan sonra doğranmış domatesi ekleyip 2-3 dakika alt üst ederek pişirin.
  4. Karnabaharın kökleri alta çiçekleri üste gelecek şekilde tencereye dizin fesleğen yapraklarını doğramadan karnabaharların üzerine koyup tencere kapağını kapatın, ateşi kısıp kendi suyunda pişmeye bırakın. Tuz ekleyecekseniz kapağı kapamadan tuzu da ekleyin. 10-15 dakika kadar arada kontrol edip suyu bittiğinde 1 bardak kaynamış su ekleyin ve 15 dakika kadar daha pişirin. 
  5. Servis yapmadan önce tencerenin üzerine büyük bir servis tabağı kapatın ve tencereyi tabağa ters çevirip içini boşaltın. Bu sayede çiçekler dağılmamış olacak.


tavada kalkan ciğeri

Tavada kalkan ciğeri nasıl yapılır? Tavada kalkan balığını pişirmek için; kalkan ciğeri bol su ile yıkanır ve kurulanır. Tavada yapacağınız ...